“Ne yazsam ne yazsam…” “Aşk ve ihtiras” dedi. Kolay sanki! “Zor olduğu için yaz” dedi. Çaresiz… Kel adam kel olmakla ilgili yazar mı? Aşka çare olsa kendi kalbime sürerdim… “Doğrusunu sence kim bilir, aşk nedir, nerdedir?” diyordu Ajda Pekkan eskilerde. Sonra, “yaz yaz, bir kenara yaz bütün sözlerimi” der oldu.. Arada?… “Bir günah gibi” mesela.. Bütün […]
Salgın başladığından beri korona önden, biz arkadan gidiyoruz. Biraz toparlandık, biz öndeyiz diye gevşeyince, yine öne geçiverdi. Durum tavşanla kaplumbağanın hikayesine benziyor. Korona tavşan gibi koşuyor. Aşı bulunmadığı sürece kozlar onun elinde. Bizim de kaplumbağa gibi sabırlı olmamız ve önlemlere sarılmamız gerekiyor. Kabuğumuza çekilerek; evimizde ya da maskenin arkasında. Şu anda tek çare bu görünüyor. […]
Küçük kilimi sokak kapısının önüne serdi. Sırayla dizdi evinin eşyalarını. Çaydanlık, cezve, bir saksı çiçek.. Ah, limon kolonyası unutulur mu!.. Annesi pek severdi misafirleri. Bugün ben size, yarın siz bize.. Ondan görmüştü misafir ritüelinin ne olduğunu. Nerkiz de severdi.. Arkadaşlarını bekledi. Önce Leyla geldi, sonra Ülkü, Nihal, Sibel, Ferah… Hoş geldiniz dedi. Limon kolonyası döktü […]
“Gün ışığında yola koyuldum. Elimde kandil, gözümde mendil. Vefa arıyorum…” Vefa… En çok tartıştığımız konulardan birisi. Daha ziyade yokluğunu tartışıyoruz. Vefasızlığı… Senin için saçımı süpürge ettim diyor kadın kocasına. Besle kargayı oysun gözünü diyor bir diğeri. Hep bir vermek ve almak var. Sonra bir çatışma. Çok normal aslında. Dünyaya geliyoruz. Ciciv gibi yumurtadan çıkıp hemen […]
Bir kumru.. Bir güvercin türü ama güvercinden farklı.. Balkanlardan havalandı. Geldi Marmara denizinin sahiline kondu. Adı Zeynep.. Yolları dar bir kasabaya, Evreşe.. Türküsü bile vardı: Evreşe yolları dar.. Bazen martılara eşlik etti, bazen dar yollarında seke seke yürüdü kasabanın, kırmızı kiremitli çatılarından seyretti bazen dünyayı. Ama bir tarafı eksikti hep. Bir başka Kumru. O da […]
Bir görünen bir de görünmeyen yüzümüz var. Bazen kendimiz bile görmez oluyoruz. Öyle kaptırıyoruz ki kendimizi!.. İş hayatında mesela, aynı şeyleri yapa yapa hataları görmemeye başlıyor insan. Hata yapmasa bile aynı kalmak yetmiyor bazen.. İşletme körlüğü deniyor. Etkileri, işler kötüye gittiğinde ortaya çıkıyor. Özel hayatta da.. Gördüğümüz bir şeyler bizi bir araya getiriyor. Ama her […]
Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar demiş eskiler. Elbette herkes ağlar. Bir kendi canı yandığında, iki sevdiği birisinin… Ama ana çocuğu için ağladığında ikisine de ağlar. Hem çocuğunun acısını içinde hisseder, hem onun üzüntüsünden kendi canı yanar. Ağlamak ilk iletişim aracımız. Dünyaya gelince ilk şaşkınlıkla önce ağlıyoruz. Hatta ağlamazsak tehlike sayılıyor. Ağlayalım ki nefes almaya […]