Her şey o kadar çok söylendi ki, ne desem tekrara düşecek. Ama söylemekten vaz mı geçmeli, tabii ki hayır. Öncelikle hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kalanlara sabırlar diliyorum. 2018’de yayınlanan İmar Affı tanıtım videosuna bakıyorum; kayıt dışı yapılanmayı kayda almaktan bahsetmiş. Niyet güzel, ama kayda aldıktan sonra bir şey yapıldı mı? Maalesef hayır. Halbuki hazır liste: tamir mi gerekiyor, güçlendirme mi, bir daha yapmak mı? İşte fırsat. Ama kayıt edildiğiyle kaldı gibi […]
Zamanı unut diyor broşürde. “Jozan-en”den bahsediyorum. Bir Japon evi ve bahçesi. Ishikawa Jozan tarafından yapılmış. Ishikawa Jozan bir samurai ailede dünyaya gelmiş. 16 yaşında Tokugawa Ieyasu Şogunluğu’nda hizmete başlamış. Ancak 34 yaşındayken Osaka Kalesi’ne yapılan seferde emirleri dinlememekle suçlanmış ve Mikawa bölgesindeki Anjo’ya sürülmüş. Burada yeni bir hayata başlamış Ishikawa. Kendisine Kyoto günlerini hatırlatacak bir bahçe […]
Dönenceyle karanlık günler geride kalmaya başladı. Ama güneş ısıtmaya hemen başlamıyor. Önce kış var yaşanacak. Kış deyince, Kayahan’ın Bir Kuş Uçur şarkısı takıldı aklıma: “Hep karanlık, hep karanlık. Yeter artık, yeter. Bir avuç kar beyazı, bir adım yol bana. Bir nefes ver, bir fısılda..” diyor usta, Sezen Aksu’nun da söylediği şarkısında. Derken Yasunari Kawabata’nın Karlar Ülkesi romanı ve filmi geliyor gözümün önüne. “Tren uzun bir tünelden çıkıp karlar ülkesine girdi” […]
Simsiyah bir gecenin koynunda, aklıma Barış Manço’nun Dönence şarkısı takıldı. Ben de onun dediği gibi uzaklarda bir yerdeyim. Sokak bomboş, sokak lambası sadece kendini aydınlatıyor. Perdeler çekili, ama her evin içinde bir hayat var. Işıklar onu söylüyor. Bir kapıdan giriyorum, benim için de hayat başlıyor. Bir daha anlıyorum ki hayat bir bekleyenin varsa güzel. İnsanın […]
Yıllar önce deniz kenarlarında kalan verimsiz toprakların kız çocuklarına bırakıldığı söylenirdi. Sonradan arsa olarak değer kazanan bu yerler kadınlara piyango vurmasına sebep oldu. Benzeri durum kıraç topraklar için de geçerli. Candarlı’da dede mirası bazı tarlalar icin böyle deniyormuş. Ama şimdi bu toprakların yüzü yaban mersini ile gülüyor. Öyle kolay değil elbette. Bebek gibi bakmak gerekiyor. […]
Ne çok bilgi var etrafımızda! Adeta üstümüze yağıyor. Ayırmaksa bazen zor. Bir film izledikten sonra şöyle bir sosyal medyaya baktım. Aşağıdaki düşünceler geçti aklımdan. Ben de ayırmadan yazayım. Robin Wright, Toprak (Land) filminde “insanlarla bir arada olmanın zor geldigini hissediyorum, çünkü hepsi sadece iyileşmemi istiyor” diyor. Ve kaçıyor insanlardan, kendini dağ başındaki bir kulübeye atıyor. […]
Hep bir şeyleri özlüyoruz. Giden gelmiyor, gelen kalmıyor. Ama en çok da kendimizi özlüyoruz geride bıraktığımız, ya da hiç ulaşamadığımız. Şu anda hızlı trendeyim. Memlekete doğru yol alıyorum. Evet, yıllar sonra nihayet evime. Ona dokunmayı özledim. Kokusunu içime çekmeyi. Dışarıda direkler akıp gidiyor. Sanki zaman tünelinin içinde kayıyorum. İçim titriyor, biraz kaybolmuş, biraz kendini arıyor. […]